Menü Kapat

” Ağrıyan Başa Huzur, Ağrıtan Başa Kılıç Gerekir

” Ben Ne Bir Şiir Yorumcusuyum Ne De Bir ŞAİR…Ben Sadece Elinde Bir Kürek Tutan, Bir İnşaat İşçisine Benzetilen… Eline Kürek yerine, Bir Kalem almış, Sadece Hayatı Yazan, Bir Hayat İşçisiyim, .Siz Şair Bilin Ben İşçi. Yazdıklarım Hayattan İbarettir, Siz Bunu Bilin Yeter ”

İnsanın Zamanını Boşa Harcayıp Harcamaması  Kendisine Neyin İyi Geleceğini Çözmesinden Geçer.

” Unutma!! En Büyük ’’SERVET’’ ’’ZAMANDIR.. ’’ Vereceğin insanı güzel seç. Gerçek bir zamanı Gerçek kaliteli ve kendine uygun kalitede ve yine doğru insanlarla geçiriyorsan eğer, Gerçeklerle yaşayan ve değer veren sensin demektir. Öyle yap ki.. Günü geldiğinde, sen de GERÇEKLERİNDEN vazgeçme. Çünkü.. ’’ Gün Olur Tüm Gerçekler Yalan Olur!”

” Sonum Olmaya Cesaretin yoksa İlkim Olmayı Aklından Bile Geçirme…”

” Bazen Yazarken…Saçmaladığımı Düşünüyorlar…Bazen de Anlamsız Bulup…Gecelerime Yazık…Gündüzlerime İse Perişan Diyorlar…Zaman Kaybı Olduğunu Düşünüp, Kalemime Bahane Buluyorlar…Ama İşte O Her Şeyi Bilen Ahmaklar…Gece Gündüz, Onları Yazdığımı Bilmiyorlar… ”

” Dostuna, Dostum derken… 3 Kere Yüksek Sesle Seslen… Olmadı 3 Kere de Kulağına Fısılda Bakarsın Duymaz…  Yine Mi      Olmadı 3 Kerede Kağıda Yaz… Belki Az Duymuştur… Sonrada Adet Yerini Bulsun Diye… 1 Kerede Kağıdın Altını İmzalattır…Bakarsın İnkar Eder…”

” Dünyada…Söylense de…Söylenmediği İddia Edilen Tek Şey YALAN’dır Ve Yine Dünyada….Çok Olduğu Söylenen..Fakat    Çok Nadir Bulunan Tek Şey de…ADAM’dır…”

” Uçmayı Aklına Koymuş Bir İnsan…Rüzgarı da Arkasına Almış Demektir…Asıl Önemli Olan Uçmak Değil…Arkana Aldığın    Rüzgar Kesildiğinde…Nereye Düştüğünü Bilmektir…”

Bahar da açan bir çiçeğin açmasıyla başlayan bir aşkın, Yine bir Sonbahar akşamın da solmasına eş miydi Ayrılık. Hani sadece açar ve solar, ya da biter sonra gider mi, Bir anda var olup ve bir an da yok olmak mıydı aşk? Daha ilk gününden varlığına inandığımız bir cennet, Ya da yaşadıkça doyup terk edemediğimiz bir şehirse, Zamanla ve yaşadıkça aklımızı delik deşik eden hislerin, Adını takvimlere nefret diye yazdırmasına ne demeliydik. Aşkı-Aşkım sözleriyle avutan yüreklerin yıllara yenik düşerek, Nefreti-Nefret gibi, kalplere işleyen gönüller neydi? Aşkı yaşayan mı? Yaşatan mıydı? koskoca bir ömür de ayrılık. Ya da ikisini birden alıp rüzgara savurmak mıydı aşk.?

Yazdıklarım her ne kadar yüreğimden düşen birer küçük parçacıklar olsa da, bu düşen küçük parçacıklar koskoca dünyanın aslında gerçekleri, yani hayatın içinde insanların üzerinde iz bırakan ve her bir yazdığım şiir de içinde kendisini bulmasını istediğim gerçeklerdir.

Şunu unutmayalım ki, yazılan bir şiirde içinde kendinden bir parça bulabiliyorsanız o şiir sizin için vazgeçilmez bir hal alır. Yaşadıklarımız hayattan ibarettir. Tabi böyle olunca da yazdıklarımızda hayattan izler taşımaya başlar.

Ah Şu ''Bazen''ler Yok mu?

”Bazen insanlar vurmadan da öldürebilir..”

Bir anda annenize veya babanıza ,bir yakınıza ya da bir sevdiğimize, evlatlarınıza bile, düşüncesizce yaptığınız bir davranış sonrası zarar verebilirsiniz.. Söz konusu olan bir hayat ise..bir tekme de siz vurmayın.. yollarından değil ellerinden tutun..

Peki ya bazen insanlar vurmadan nasıl öldürebilir?  Okuyup Görelim.. 

”Bazen AŞK göküzünde başlar..”

Yerden kesilir hani ayağınız, Aklınız bir karış havada dediğimiz o gün gelmiş çatmıştır artık.  Yer, toprak, ağaçlar hatta insanlar bile dikkatinizden kaçar. Umrum dışı dercesine bir hayat yaşar, gözler her yere bakar ama görmez. Gönlün sımsıcak kelebekler gibi dolanırken Hayallerin gökyüzündedir. Nasıl mı? İşte böyle, Okuyup Görelim..

”Bazen bakarsın kapında bir HOŞÇAKAL.”

Dayanır kapına bazen hayallerinin düşüren o söz. Kimi sessizce, kimi bağıra bağıra geçer gözlerinin önünden. İstemezsin görmek, duyması duyulmasından fena bir ses gelir kulağında. Bir zil çalar ansızın, açarsın kapıyı bir adım atarsın ki bir bakmışsın  dünyanın en derin uçurumu. İşte böyle bir şeydir hazin vedalar. Hele severek ayrılanlar. Okuyup Görelim..

Umutsuz duyguların renksiz düşlerinde silik bir çaresizlik miydi AŞK. Atar atmaz durdurduğumuz adımların dur durak bilmeyen çukurları mıydı Yaşamak. Ey Hayat !

Ülkemizin Yemyeşil Doğasına Bakmaktır AŞK.

Üst üste gelen acılardan mı korkmalı mıydım, yoksa arada bir gelen ayrılıklardan mı, bazen de, ayda bir aklıma gelen korkuların başıma geldiği zamanlar da olabilir miydi acaba. En çok ne acıtabilirdi bir yüreği kim bilir, veya hangi ateş kırar yakardı kalbimi ,ya da bir ölüm müydü beni en çok korkutan Hani kulağa geldiğinde diken diken olan, ansızın gelen miydi bizi yıllarca acıtan. Ya da yavaşça sindire sindire ezen miydi, yüreğimizi dağlayarak, yavaşça ağlatan, bir sızıydı belki de ansızın vuran.

Kısacık hayatın küçücük bir parçasıydı belki de hepsi, ne sızısı ne de kalp ağrısı eksik kalan bir şeydi aslında bunlar. Tabi daha beteri çıkıp da gelip tam sırtımızın ortasından vurana kadar, kocaman bir ders olurdu bize ömür biter ama aklımız yetmezdi unutmaya.

Aslında hepimizin amacı olmalıydı. Dürüst doğru ve kalıcı kelimelerinin yoğunluk kazandığı en büyük değerlere sahip ve tüm servetimizin onur gurur şeref olduğunu da aklımızın en baş tarafına yazmamız gerektiğini bir şiir gibi ezverleyip, adımız gibi aklımızın orta noktasına kazımamız gerektiğini anlamamız gerekir. Evet iyi bir yaşam çokça yaşamak değil, Huzurlu bir hayat için dünyaya ve içindeki insanlara karşı bakış açını değiştirmek demektir.

Kısacık bir hayat içinde, güzel ve sağlıklı ve huzurlu yarınlara sahip bir yaşam dilekleriyle.

” (c) Bu sitedeki şiirlerin, şarkı sözlerinin, makalelerin veya kısa romanların her türlü telif hakkı şair yazar Mert Zafer Cansever veya temsilcilerine aittir.  Şiirlerin, şarkı sözlerinin, makalelerin ya da kısa romanların, izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. ”