Menü Kapat

Bir Emir

Bir Emir

Harcanıyorsa tüm maviliğinde umutlar
Bedenim değil, kalbim karıncalanıyordur
Damla damla kanım terk ederken gözlerimi
Sızım sızım yollarına gözlenirken içim
Tüm vurgunluğundayken yüreğimin sessizliği
Tüm beklentilerimin gölgesiyle şimdi
Susta bir çare çal, bir emir ver bana
İçim kan ağlıyor şimdi

Bir yaradan, bir de sendin kalbimdeki
Duaların sessizliğiydi esareti
Ay gibi sen değil miydin gözlerimdeki
Bu duvarlar sen değil miydin be sevgili?
Bu şehrin temelinde yok muydu aşk?
Çıkışları tutulmuş bir tutkunluk muydun
Biliyor musun?
Bugün hepsi yorgunluk limanında
Hepsi suskunluğuma attı demirlerini
Gel! Bir umut ver çaresizliğime
İçin içime dermandır şimdi

Konuşur mu sessizlik kendi kendine
Alışır mı kalbim boş defterlerine
Hep ucuz mu olmalıydı şu bedenler
Hep ayrılık mı varmalıydı gökyüzüne
Hep sevenler mi düşmeliydi içinden
Nerede o sapasağlam ellerin
Nerede o kuvvet veren yüreğin
Biliyor musun? Hiç aklımdan çıkmıyor
Bir bakışta aşık olduğum o gözlerin
Tut ellerimden bir dünya ver bana
Şimdi yaşanılması çok zor
Karanlık bir yerdeyim,
Yalnızlığın yaşandığı bir yerdeyim

Bu sene yine erkenci baharlar
Papatyalar ve solan yapraklar
Son yolcuğuna uğurlar yıllarını
Oysa ben, delindim akıllanmayan
Hırçındım uslanmayan, yorulmayan
Bir aşıktım hiç uyanmayan
Ne fırtına, ne şiddet, ne bedel
Gelip de geçerdi yüreğimden
Gel de bir neden ver şimdi
Bir sebep olsun tutuşmak için
Ne yağmurlar yağar gözlerimden
Gel de bir çare ol gönlüme
Bir emir et, çöksün dizlerine
Şahittir yaradan, unutulmaz
Bir emir ver, durma
Gel! Bir can ver bana
Seni bana özleten yıllar var
Her yer hazan, karlı kışlar
Hadi gel şimdi
Seni bana sevdiren Allah var
‘O’ biliyor her şeyi

Mert Zafer Cansever

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir