Menü Kapat

Geçmişe Selam Söyle

Geçmişe Selam Söyle

Kar ve çamur biraz da yağmur
Biraz da gökyüzü kızgınlığı
Dünün bugünün ve yarının hatırına
Belirsiz ay ve yıllarıyla
Biraz hatırlar oldum seni.

Biz yitirdik şansımızı o gün
Belki hepsi boş zamanın hoş kırıntısı
Mavi sabahların parçalı bulutlarıydık
Bir güzel yağmur yağdı üzerimize
Oraya buraya kaçıştık anlamsız işte
Ayrı köşelerden bakıştık seninle
Dur durak bilmeyen saatlerin savaşında
Bir gün bile değildik birbirimizle
Geceyi giyindik alaca karanlıkta
Sık sık durulur dalgalanırdık arada
Yıkılırdı dağlar çökerdik eteklerine
Yarına susup dünü konuştuk, yorulduk
Biz aslında o gün hiç yoktuk.

Git demedim kalacağın yoktu zaten
Bilindik sözlerle avutmak imkansızdı
Kırık pirinçlerin iri taneleri gibi
Düşüverdik ansızın kısık ateşlere
Yandık mı yanıldık mı hiç bilmiyorum
Sen yıkıldık san ben yakıldık
Ne hacet ki soğutmaya şimdi
Ne gerek yeni binalar yapmaya
Buzdan heykeller bıraktık meydana.

Gün her sabah yenilerken kendini
Geceyi bıraktı baygın yıldızlara
Sen ışığını söndürürken gözlerimin
Doğan her güneş doğudan battı
Sen günü gün ederken bir zamanlar
Ben geceyi evimden saydım hep
Sen güneşe karşı uyurken o gün
Ben yıldızlarla uyandım.

Ne olurdu yani şimdi
En fazla bırakırdım kendimi
Şöyle derin bir uçurumdan aşağıya
Ölmesi gömülmesi ayrı bir şey de
Mesele seninle aynı çukura düşmekte
Yeniden geri ölmekti hadise.

Acında şehitliğe ermişim gibi
Öyle derin bakma gözlerime
Ben hiç cenneti özlemedim ki
Hiç o kadar kalmadım içinde

Güneş her mevsim açar elbette
Yaz dediğin nedir ki
O da üşütür günü geldiğinde
Biraz beyazlayan düşlerimde
Sadece biraz kar yağdı üzerime

Yanılıp aldandım çok şey anladım
Sadece biraz kendimi tanıdım
Gözyaşlarımı tanıdım sessizce
Seninleyim diyenler oldu öncesinde
Geçmişe biraz selam söyle
Bir kaç kuruş borç vardi hani
Tüm iyi niyetlerin sahteliğinde
Tüm alacağından vazgeçti de.

.

Mert Zafer Cansever

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir