Menü Kapat

Göğsüme

Göğsüme

O içimdeyken yağmurlar daha şiddetli yağar
Rüzgar ise daha sert gülümserdi gözlerime
Beni bir yerlerde yok eden bir şeyler vardı
Çok düşünüp uzaklarda kurduğum bir çare
Ellerimde yoğunlaşan tek nedendi belkide
Kalmak ise uzaktan bir adaydı, lugatım dı
Yaşadığım şehir kayıp, ziyaretinden yoksun
Ve acıyla zimmetlenen sessiz saatlerim
Yorgunluğun daha fazla yorulduğu bir gün
Geçkin yıllar ve ellerinde hükümlüsü
Mevsimin son hali
Kışıyla dertleşen bir sonbahar
Yazıyla sitemleşen ilkbaharlar
Açıp açmamakla tereddütlü papatyalar
İçimde beni sürükleyen bir şeyler var
Yollara çağıran sesleri duyuyorum
Etkili yağıyor kar
Bir adaletsizlik, yargısız infazlar
Sayamadığım dertlerim var
Sığmıyor göğsüme.

Çok şey değişti senden sonra
Eskiler yıkıldı yeniler dikildi her gün
Koca dünya çökse Yarab, neye yarar
Mümkün mü sence, iflas eder mi bu aşk
Yokluğunda yok olsa da bu dünya
İçimde bir evren inşa ettim sana
Ölecek gibiydim soğuktan
Hadi gel de kalbimde soluklan.

Sen içimde bir yerde gülümserken
Baktığım her yerde ben ağlarken
Hasretin gözlerime usulca dokunurken
Hayat sırtıma ince ince yoğrulurken
Beni sürükleyen bir şeyler var
Uykusuzluğa çağrılıyorum
Gece yokluğunla kavrulurken
Sensizliği yudumluyorum
Bir rüya, bir düş, her an’ı boş ver de
Hadi gel de bir ay baksın gözlerime..

Tek seferde içecektim belkide her şeyi
Bir yudumda unutacaktım belki
Bir gecede uyutacaktım hayallerimi
Belki hiç yarın olmayacaktı benim için
Belki sensizce terk edecektim bu şehri
İçimde tırmalayan bir şeyler var işte
Yeni yeni topraklar açılıyor kalbime.

Ağrıyan başım var yokluğunla bin dert
Günahım çoksa vursunlar beni zincirlere
Bir hatam olduysa eğer sizindir ellerim
Hadi vur kelepçeyi ince bileklerime
Sevdalı yoksa bugün, bil ki davalı var
Beni içimden terk etme, gel de infaz et
Hadi gel de bırak artık
Bu son kurşunu göğsüme.

Mert Zafer Cansever

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir