Menü Kapat

Seni Sevdiğim Kadar Ölüyorum

Seni Sevdiğim Kadar Ölüyorum

Sen giderken bırakma günahlarını
Ben seni sevdiğim yerden vuruldum
Kaybolurken biz avuç içlerimizde
Gecenin serin boşluğunda boğuldum
Boş ver sen git de, bırak geçmişini
Ben sarıldığım umutlarımdan oldum
Gitmeler çok kolay dı nasıl olsa
Her şey zoruma değil miydi zaten?
Şu çırılçıplak ıssız yüreğime
Cehennem yeleği giydirildim.

Bir çok hayale daldım sessizce
Yarınları alıp dünleri bitirdiler
Kırık bir pencerem vardı gözlerimde
Ayrılıkla dolu şarkılar söylediler
Can kırıklarıyla süslediler
Sararacak zaman mıydı bu mevsim?
Hep yarım mı kalmalıydı temmuz?
Nefes nefeseydim aşk yollarında
Kar mı yağmalıydı göğsümüze
Anadan doğma toy bedenimizle
Bir evimiz vardı hani kalbimizde
Yıkılır gibiydi baştan aşağıya
Zamanla soframda acıyla yoğruldum
Ve biz sokak çocukları gibiydik
İçerideymiş gibi dışarıdan baktık hep
Tek bir nefeste kalbinde boğuldum
Ki seni sevdiğim kadar vuruldum.

Sandım ki çiçekler sarmıştı dağları
Sandım ki bahar yemyeşil bir cennetti
Şubattan önce ötmeyecek miydi kuşlar?
Oysa ben dikenli tellerle bağlandım
Dikenli güller tutturuldu ellerime
Ey aşk, ne tatlıydın sen, anlayamadım
Vurulmadan sırtımdan inanamadım
Hani melekler saracaktı sevdamızı
Yalancı baharla bir kış kaldı adımız
Az da olsa nefes alır gibiyim sanki
Pardon be hayat, yaşıyorum sandım
Yavaş yavaş öğreniyorum

İşe bak şimdi
Seni sevdiğim yerde
Seni sevdiğim kadar ölüyorum.

Mert Zafer Cansever

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir