Menü Kapat

Ateşin Üç Hali

Ateşin Üç Hali

Birincil halleriydi, ısıtırdı
İkinci bir hayalle yakardı kor gibi
Üçüncü bir halde küllenirdi aşk
Üç hali vardı ateşin,
Sen, ben ve ayrılıktı adı.

Bir kağıt parçası gibi ömrümüz
Alevlenir, süslenir ve küllenir
Yakan yakana bir son
Eriyen bir dağa, giden gidene
Önü açık bir yol.

Nefes mi?, boş versene
Zehralmışım ben!
Aldığım soluk, birincil sıcaklık
Süresi dolan bir kent hepsi
Biraz düş, biraz da gerçekçilik
Biraz da bencillik
Hepsi bu işte, hepsi bir son.

Heyecanlandırırdı önceleri
Keyfe kederdi gözleri
Hep o ilk an’a meraklıydım
Arardım aşkı, beklenirdi
Zaten hep,
Meraktan değil mi her şey
İkinci bir şansı tanıyana kadar
Bilemezdim serzenişleri.

Üç adımda aşktı adı, alev
İnce bir çizgisiydi ilk yudum
Zehirli bir sarmaşığın ardından
Yüklenen son bir cinayet
Hepsi bu işte, mahşer
Kimine göre sadece kader.

Hiç yedeklenmedi hayat
Bir önceki zamana dönüldüğü
Görülmüş mü hiç?
Yeniden başlamış mı ki hayat?
Yaktı mı yakıyor ateş.

Severse beni inanır
Yakarsa içimi yakılırdım
Giderse bir gün yıkılır
Küllenip de ayrılırdım
Son hali sanırım
Ateşin bu üç hali
Sen, ben ve ayrılığım

Mert Zafer Cansever

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir