Menü Kapat

Son Hıçkırık

Son Hıçkırık

Aslında ardından çok baktım
Yıkılan binaların
Paramparça kalan taşlı duvarların arasından
Öylece gizlice baktım sen giderken

Aslında hem darda
Hem de zorda kalan bir haykırışın
Gözleriyle almıştım selamını

Gittikçe küçülen yolların rüzgarıyla
Savrulan küllerim vardı dudaklarımda
Suskun eşkâlimin altında yatan bir tebessümle
Dur diyebilmek için sana
Ne çok çırpınmıştım oysa

Asıl erdemlik
Gitmeye hazır olan bir yüreğe
Dur diyebilmek miydi?

Ya da içinde ağlayan bir çocukla severken
Sevdiğini göz göre göre yolcu etmek miydi
Bilmiyorum, belki de çok iyi biliyordum ama
Cesaret edemiyordum

Sana kal diyebilmek, keskin bir kılıcı
Avuçlarımla sımsıkı tutup da
Kalbime saplamak gibiydi

Yapamadım
Hiç bir şey yapamadım ben
Ne dur diyebildim
Ne de kal diyebildim sen giderken
Ardından sadece baktım

Yıkık bir şehrin en kuytu sokağında
Sadece ağladım, kıvrandım
Ama yinede ben şu üç harfi
Bir cümleme bile sığdıramadım

Biliyorum ki, gidersen eğer
Kanayan yaram olacaktın sen
Kalsaydın eğer yanı başımda
Biten bir gururla ben
Yine seninle
Sensiz yaşayacaktım

Belki sustum ardından
Diyemedim
Haykırdım içimden sen görmedin
Tuttum ellerinden usulca
Sen hissetmedin
Şimdi ben neylerim, nasıl derim
Gitme diyen dudaklarıma sürülen
Şu zehirle
Ben sana dur diyemedim

Gidecektin zaten
Son hıçkırığım olacaktın
Diyemedim
Kal diyemedim yollara
Son sigaramdan çekecektim gözlerini
Nefessizce haykırsam da seni
Tutamadım ellerini

Mert Zafer Cansever

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir