Menü Kapat

Şuursuz

Şuursuz

Bir insan duyar da sustuklarımı
Kurup saatleri akla sarar mı ağrıları?
Yanar mı sokulurken yalnızlığa adım adım
Çok insan bilmez, anlamaz halimden görmez
Kaç bucak dolaşıp neden kaçtığımı
Boş yere özlemedim ben beyhude karanlığı
Çok yere vurmadım mı prangaları?

Uzanırken gecenin serin soğuk bakışlarına
Dokunurken yalnızlığa tüm sıcaklığında
Sokulurken düşlerin karanlık riyasına
Her yanım sessizlik, susmuş insanlar
Susar, adım adım içime saplananlar
Bir karartma, kara saplı bir hançer sırtımda
Bir savaş, düşen bir kale, amaçsız mezarlar
Koca bir isyan!
Hadi gel, göm gitsin şimdi beni
İçimde boşa geçen zamanlar var

Var elbet var
Şuurumu kaybettiğim yıllar var
Yok olurken ağaçların gölgesinde
Eteğine tutunduğum rüyalarım var şimdi
Düşünürken var olduğunu zaman zaman içimde
Döndürsem de şimdi tüm saatleri geriye
Bir gece vakti dayansam da loş lambalarına
Düşen düşmüş artık sokak kaldırımlarına..

Buzdun, kul oldum susuyordum
Sen içimde yüzerken ben boğuluyordum
Suydum, sen içerken ömrümü sessizliğimde
Dağ gibi denizlere haykırıyordum
Yağdım, şimdi yeryüzü oldum kan kırmızı
Alışıyorum yavaş yavaş ölüm kokusuna
Hangi deprem korkutabilir ki şimdi beni
Hangi şarap yıllana bilir ki artık kalbimde
Soran olursa belki halimi, söyle
Kalpsizim, şuursuz ve ruhsuzum
Hepsi bu işte

Mert Zafer Cansever

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir